18 Mart 2010 Perşembe

Bodrum Bodrum...


Nasıl anlatsam, nerden başlasam…


Duygu, biraz duygu… Biraz deniz, biraz uyku… Bütün isteğim buydu…MFÖ’nün dizeleri kulağımda çınlayarak ayak bastım Bodrum’a... İki “can” ım, uyku, deniz… Keyfime diyecek yoktu…




Gümüşlük’te kahvaltıyla başlıyor Bodrum keyfim. Cam fincanlarda mis gibi kokan çay, elde açma otlu gözleme ve dalga sesleri… Bir kahvaltı ancak bu kadar huzur dolu olabilirdi…

Kahvaltı bittikten sonra, Gümüşlük’ü gezmeye başlıyoruz. Denizin içinden yürüyerek, tam karşımızdaki Tavşan Adası’na ulaşıyoruz. Sadece bir tane tavşan gördük adada, ne yazık ki diğerlerinin yok oluşu tam bir muamma… Adanın manzarası tek kelimeyle muhteşem, turkuaz rengi deniz sarıyor adanın dört bir yanını… Çeşit çeşit yelkenliler adeta büyüleyici bir tabloya çeviriyor fotoğraf karelerimizi…



Gümüşlük sahilinde yürürken bir manavın tezgahında yeşil renkli, buruşuk bir görünüme sahip, portakal ve limona benzeyen ama boyut olarak her ikisinde de oldukça büyük bir meyve gözümüze çarpıyor. Sorduğumuzda onun aslında sevdiğimiz bir kokunun sahibi olan Bergamot olduğunu öğreniyoruz. Bergamot kokusu burnumuzda, küçük sahil evlerine hayranlıkla bakıp, Yalıkavak'a doğru yola çıkıyoruz....

Yalıkavak'taki durağımız yeşillikler içindeki Magi Beach. Ağaçların gölgesinde bir şeyler içip, yemeğinizi yiyebileceğiniz, minderlerin üzerinde keyif yapabileceğiniz, ahşap iskelesinde güneşlenebileceğiniz, küçük ve şirin bir plaj Magi Beach. Sahili sessiz, sakin, deniz ışıl ışıl parlıyor. Karnınız acıkınca da hemen imdadınıza yetişiyorlar. Patates kızartması, hamburger gibi pratik hazırlanabilecek her şey var.



Plajın girişinde elde açma gözleme de yapılıyor. Nazife Abla hamurunu gözlerinizin önünde açarak hazırladığı patatesli, kıymalı, otlu, peynirli, patlıcanlı gözlemeleri kocaman bir sacda pişiriyor. Bu gözlemeler arasında bizim favorimiz olan patatesli gözlemenin lezzetinin sırrını da Nazife Abla gözlemelerimizi hazırlarken, onu dikkatle inceleyerek öğreniyoruz. Bu lezzetin sırrı, içine rendelenen Sakıp Ağa markalı kaşar peyniri. Sıcacık, kaşar peynirleri uzadıkça uzayan gözlemelerimizle birlikte İzmir’de üretilen Sakıp Ağa markalı ayran da soframıza gelince, keyfimiz yerine geliyor.



Çay tiryakisiyseniz, Bodrum’da keyifle çay içebileceğiniz yer bulmak bir hayli zor. Çünkü birçok yer çayı çeşme suyuyla demliyor, daha tadına bakmadan kokusundan anlıyorsunuz. Gümüşlük ve Magi Beach’teki çaylardan öyle mutluyduk ki, güneşlenirken bile koca cam fincanlar vardı elimizde. Diğer bir çay keyfi durağımız da Akyarlar-Karaincir sahilindeki Aile Çay Bahçesi. Önünden defalarca geçip, görmediğimiz ama geç de olsa keşfettiğimiz bir yer burası.

Palmiyelerin altında, deniz yanı başınızda yudumluyorsunuz çayınızı, karşınızda Kefaluka’nın ışıkları… Bu çay bahçesinde türk kahvesinin tadı da bir başka. Hem havadan hem de hiçbir zaman eksik olmamasını dilediğim huzurumuzdan gülümsetiyor beni her yudumda…




Bodrum’un en iyi pide yapan yeri Akyarlar’daki Samsun Pidecisi. Tüm gün yorulup, akşama doğru kurt gibi acıktıktan sonra bu pidecide alıyoruz soluğu. Bol limonlu Ezogelin çorbasıyla başladığımız ziyafete, kıymalı kapalı pide, özel isteğimiz üzerine domates küpleri ilave edilmiş pastırmalı kaşar peynirli ve kavurmalı kaşar peynirli açık pidelerle devam ediyoruz. Kıymalı ve kaşa peynirli-kavurmalı pideleri bir harika. Pastırmalı pidede pastırma adedi biraz daha fazla olsa, eminim gözdemiz olurdu. Yine de öyle lezzetlilerdi ki, kısa sürede silip süpürdük ne var ne yoksa.

Yemeğin üzerine çaylarımızı yudumlarken, ev baklavasının tavsiye edilmesi üzerine, tatlı ile arası iyi olan bir yavru kurt olarak, bu tavsiyeyi tabii ki geri çevirmiyorum . Ceviz ve tereyağının mis gibi tadını her lokmada alabildiğim bu ev baklavasını da yedikten sonra ise nefes alamayan ama mutlu bir kuzuya dönüşüveriyorum. =) Samsun Pidecisi 1987’den beri hizmet veriyor, fiyatları da oldukça uygun. Turgutreis’te pideye 15-16 tl ye fiyat biçilirken, burada en lezzetli pideleri 6-7 tl ye buluyorsunuz.

Samsun Pidecisi’nden ayrılırken, duvardaki çerçevelerde Athena grubundan Gökhan ve Hakan Özoğuz, Erkin Koray, Mirkelam gibi birçok ismin bu pidecide çekilmiş olan fotoğrafları dikkatimizi çekiyor. Geç de olsa bu lezzet durağını keşfetmiş olmanın mutluluğu ve dolu midelerimizle buradan ayrılıyoruz.



Bodrum’da tattığımız diğer bir lezzet de Bodrum Mandalin Gazozu. Bodrum Güçbirliği A.Ş tarafından üretilen bu gazoz, turuncu ve beyaz renklerde. Tadı bildiğimiz mandalinalı gazoz tadından daha farklı, Bodrum’un yerli mandalinasından elde edilen konsantreden üretiliyor. 2009 yılından itibaren bu gazozun İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok ilde açılacak olan bayiliklerde satışa sunulması planlanıyor.



Bodrum tatilimin yeme-içme önerileri bu kadarla sınırlı değil, arkası yarın... :)

6 yorum:

Hilalland dedi ki...

Yok ama bu yapılmaz ki. çok kötüsün . haksızlık ama ya. o denizi görüp orada olamamak. bakarken aktım gittim.Ne varsa orada seviyorum bodrumu. eğlenceyi değil kalabalığı değil sadece Bodrumu seviyorum. İyi dinlenmiş sindir umarım . sevgiler

Chilek dedi ki...

Bodrum Bodrum, güzel Bodrum...En sevdiğim tatil beldesi koylar cennet :)))

fotograf penceresinden dedi ki...

dünkü posttan sonra buna dayanamıcam artık :)
ben bunlarla motive olamam :)

The Missing Piece dedi ki...

Hilalland - Yaza az kaldı, biraz daha sabır :) İhtiyacım olan şey sessiz sakin bir tatildi ve kesinlikle çoook dinlendim :) Sevgiler...

Chilek - kesinlikle, koyların hepsi cennet :)

Ceyda - tamam, bu postlara ara veriyorum. çiçek böcekli fotoğraflara devam :)

mine dedi ki...

benim aklım ille de kalkan daki rüya otelde :) bir ara ne yapıp edip gitmeli : )

The Missing Piece dedi ki...

mine, VillaMahal akılda kalmayacak gibi değil...suara benim icin farketmiyor, Kalkan da olur Bodrum da...buralardan hemen gidesim var!

.

Related Posts with Thumbnails